İstiklâl’de totem satan zenci

Sarı suretli vesikalar istiklal caddesinde bir aşağı, bir yukarı.
Kimsenin vermediği vesikalar, yaftalar ve travesti kahkaha
İstanbul’un kalbinde hiç uyumayan bir orospu İstiklâl
Anne! İstiklal’de kızlar bir yukarı, erkekler bir aşağı.
Köşede kadın satan bir pezevenk
Köşede hayta kızlar,
Köşede oğlanlar uçarı,
Köşede totem satar bir zenci,
Akar önünde insan nehri
Akar gibi lağım, derin ağır yapışkan.

Sahtedir beton kalıp bu Arnavut kaldırım.
Binlerce ağız, onbinlerce kelime, onbinlerce ağız yüzbinlerce kelime, Yüzbinlerce ağız milyonlarca kavgalı
Kalabalık kavşağında çarpışan sivil volta

Şöyle bir durum var ısrarla:
Ajitasyon, provokasyon, Anne! plastik.
Kürtler, Türkler, Çerkezler, Çingeneler.
Bir göç arzusu şehmus, bir kişilik örgüt,
Tek başına bir siğil, kimileri der şark çıbanı
İstanbul bir yük, sırtında semer esmerleşen
Bildiriler de bir ısrar, ısrarlarda bin yılın yalanı
Halkın esmer kalbine operasyonlar

Anne! Beni doğurmayan hangi mevsimi sevebilirdim ki
Bana yakışmıyor marjinal maskeli hiçbir siyasa
Yüzüme yapışan inatçı ikrâr ve mülteci ifrazatı
İkinci önemli noktaya geçen, birinci önemli noktaları fos lâfazan sosyologlar Onbinlerce kelime, yüzbinlerce kelime,
Milyonlarca ağdalı eyvâh

Anne! aktörler kötü, anne! aktörler parti başkanları
Anne! aktörler bol yıldız apolet
Anne zayii insan!
Anne! Lâ ilâhe illâllah.

Maruz bırakılıyor eylem, katkısız kıratta infaz
Kim örgütlüyor hiç unsursuz bu insanları
Anne! Acımasız, insafsız bütün mevzuat
Kim örgütlüyor tuhaf kamunun organlarını

Vesikalı vatandaşlar istiklâl’de bir aşağı, bir yukarı
Hem vurur hem el sıkar gâvur
Mutabakat, bütünleşme, ortaklaşma
Beyaz bir parşömen üstünde katlin anlaşması
Savaşların ardında kalan özgür –leş- tirilmiş
Çocuklar ve kadınlar tez-kirlenmiş imzalarla

Anne! Kırılıyor zincirlerimin cılız halkaları nedendir
Anne! Karnabahar gibi kabarıyor kentin meydanları
Anne! Bildiğin gibi değil, herkesi çok kolay kandırıyorlar

Anne!
İstiklal’de totem satan zenci de belki bir misyonerdir

…/.