Adamım şu güz

Adamım, taşın fikrini sormaz duvar olmak ister misin diye usta
Taşın zaten, bir fikri yoktur bu hususta
Şimdi, kalkıp geceye, sen ne karanlıksın desen
Onun da bir fikri yoktur, ne kendi, ne karanlığında
Tutup, kıpkızıl bir gül veriyorsun ya, sevgiline
Onun da yok bir fikri, ne kızıllığına, ne aşka

Şu güz vakti, salınıp duran dalın
Tam ucunda sallanan yaprağın
Umurunda değil, ha rüzgar vurmuş, ha kasırga
Ayırt edemez meselâ yol, kimdir giden, kimdir dönen
Kim yendi, kim kaybetti, derdi değil toprağın
Bülbül de öter, öter kendince kapkara karga
Sarmasam tütünü, ince bir yaprağa olamazdı sigara

Adamım, sızlayan yaramdır, ne doktor bilir, ne anlar su
Kim çirkindir bilmem ben de, kim ak, kim siyah
Kim güzeldir diye sorarsan şayet, bak işte, bilirim bunu biraz
Canan güzeldir de, hepimizden daha güzeldir vallahi Allah
Bildiğim sadece bu adamım.
Sadece bu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir