Özgürlüğün uzun türküsü

Yanıldılar, çıkardım sakladığım sandıktan silahımı
Yumruğumu sıktım, dişlerimi biledim
Saatleri kırdım, takvimleri yaktım,
Kanırtarak söktüm kalbimden uysallığı
Krallara salmak için büyük korkuyu 

Tunç rengi heykellerini devirdim,
Posterlerini yırttım diktatörün
Topladım kardeşimin gövdesinin parçalarını
Öfkemi yıkadım, kanı ruhumu arındırdı
Selâmladım besmeleyle kavgamı
Kış ekinoksundaydı güneş ve çırıl çırıl bir savaş
Meyvelerini verdi bana kanayan kurşunlarla
Ateşlerin içinden geçtim, toz duman arasından
Ay doğurdu gördüm göğü yalayan alev
Setlerin üzerinden atladım,
Hain cesetlerinin üzerinden
Kabzasından kavradığım kara keleş
Aydınlık naralar attı namlusundan 

Krallara ölüm! Diktatörlere ölüm!
Onların çapulcularına!
Tunç renkli zulümlerine, borazancılarına
Ağzımızı tıkayan, gözlerimizi bağlayan diktatöre ölüm!
Halkını zindanlara koyan her soysuz krala!

 Bana acı meyvalar yediren rejimin kurumlarıydı
Ruhuma tecavüz eden, katrana bulayan hayatımı
Gürültüyle yıkılışlarını görmek ne büyük haz
Beni selâmlıyor özgür sabahlar, tay gibi doğan güneş
Merhaba! diyorum, Ah! ne güzelmiş selâmlamak seni
Özgürce harabeler arasından
Ey bizim olan gün, bizim olan şehirler
Bizim ışıldayan gümüş gülücüğümüz
Ey özgürlük!

 Ey özgürlük!
Kuşların kanatlarında bir tüy olmak duygusu
Silahımın tarakası ne güzel bir şarkı söylüyor
Bana yol gösteriyor izi harcadığım merminin
Gecemi aydınlatıyor, özgürlüğün onurlu şehvetini
Utanç terkediyor bizi dimdik doğruldukça
Özgürlük açıyor ruhumun çiçeği

 Ben zindanın koynundan çıkarttım ruhumu
Bıçak açmazdı ağzımı, mezardaydım, azapta
Kapar kapmaz tüfengimi ahşap kabzasından
Önce beni horlayan, aşağılık bir köpeği vurdum
Tam alnından vurdum namussuzu
Beddua gibi koydum kirli kalbine ikinci kurşunu

 Beslediğim inanç beni sevincin erincine götürdü
Dokunabileceğim tek şey gül teni değil sevgilimin
Tetiğe dokunmazsam solardı beti benzi
Yeğlemezdi tatlı sevinçleri köleliğimden balkıyan
Esaretti dudaklarındaki kırmızı
Öptüm özgürlüğün ağzını akrebin kıskacından

 Ey ağzım, boz sessizliğin saltanatını
Fışkırsın çıvgın gibi bir tekbir, sesi nur yapsın,
Kafesteki ispinozu şahin, damlayı dalga 

Diktatörlere ölüm! tağut Krallara ölüm!..
Giyotin gibi yasalar düşüren halkın üzerine.

 …/.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir